Haber Sırası

Baş Ağrısına türlerine göre tedavi uygulamak gerekiyor

Baş ağrısı nasıl başlar mekanizması nedir önce onu belirtelim. Baş ağrısı oldukça karmaşık bir olgudur. Etkenine göre birçok mekanizma baş ağrısından sorumlu tutulmakta, hem merkezi hem de bölgesel sistemler baş ağrısının ortaya çıkmasında rol oynamaktadır.

Baş Ağrısına türlerine göre tedavi uygulamak gerekiyor
21 Aralık 2015 - 20:33 'de eklendi ve 847 kez görüntülendi.

Baş ağrısı nasıl başlar mekanizması nedir önce onu belirtelim. Baş ağrısı oldukça karmaşık bir olgudur. Etkenine göre birçok mekanizma baş ağrısından sorumlu tutulmakta, hem merkezi hem de bölgesel sistemler baş ağrısının ortaya çıkmasında rol oynamaktadır. Burada ağrıya duyarlı yapılar üzerine doğrudan basınç, bu yapıların gerilmesi veya çekilmesi, bu yapıların kan­lanmasını sağlayan damarlarda genişleme, kas kasılması ve enflamasyon (yangı) nedenler arasında sayılabilir. Ayrıca hormonal sistem tarafından salgılanan hor­monlar ve sinir sisteminin salgıladığı, sinirlerin birbirleri arasında ve sinirlerle kaslar arasında iletişimi sağlayan nörotransmiter denilen kimyasal maddeler baş ağrısında rol oynamaktadır. Kabul ediyorum bu kafa karıştırıcı olabilir fakat bizler için önemli olan mekanizmasından çok baş ağrılarının çeşitleri ve bunlara karşı çözüm önerileridir.

---Sponsor---

Baş ağrılarını primer ve sekonder baş ağrıları olarak ikiye ayrılır.

**Primer Baş Ağrıları

1-Migren

2-Gerilim tipi baş ağrısı

3-Küme ve diğer otonom bulgularla seyreden baş ağrıları

4-Diğer seyrek görülen baş ağrıları

Migren Konusuna daha detaylı şekilde değineceğimden şimdilik diğerlerine öncelik veriyorum.

Psikiyatri’de baş ağrısı

Baş ağrısı ve psikiyatrik hastalıklar sık birliktelik gösterirler. Ancak aralarındaki ilişki tam anlaşılmış değildir. Eşlik eden psikiyatrik bozukluk, kişilik özellikleri ve stres faktörleri baş Psikolojik etkenlerle baş ağrısı tetiklenebilir, ağrının süresi uzayabilir ya da şiddeti artabilir. Sebebi ne olursa olsun baş ağrısı kişi için bir stres kaynağıdır. Fakat ağrının kişideki ifadesi ruh haline göre farklılıklar gösterebilir.

Baş ağrısı psikiyatrik bozuklukların yansıması olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin kimi zaman bilinçaltındaki çatışmaların beden ile ifadesi, stresli duyguların açığa çıkması ağrı biçiminde izlenebilir. Depresyon ve kaygı bozuklukları bedenselleştirilirse duygu belirtilerinden çok çeşitli vücut ağrıları ortaya çıkabilir. Depresyon, mani, şizofreni gibi duygu ve düşünce bozukluğu olanlarda ağrının idraki ve yorumlanması farklı olabilir. Örneğin depresif bir kişinin ağrıya tahammülü daha azalabilirken şizofren bir kişide beyindeki nöroileti bozukluğu sebebiyle ağrıyı algılama zorlaşabilir, düşünce bozuklukları sergileyen bir kişi baş ağrısından yakınmak yerine beynine uzaylılar tarafından yerleştirilen bir çipin verdiği rahatsızlıktan yakınabilir. Depresyon ve migren tipi baş ağrıları ise karşılıklı ilişki içindedir. Depresyon şiddetlendikçe baş ağrısı artabilir, migren sıklaştıkça depresyon belirtileri ağırlaşabilir.

Eğer kişinin baş ağrısı uygulanan farklı tedavilere rağmen dinmiyorsa, kişi sık sık hekim ve tedavi değiştiriyorsa, baş ağrısı ile aşırı uğraşı var, günlük hayatını ağrılarına göre planlıyor, sohbetlerinin vazgeçilmez konusu baş ağrısı oluyorsa, kendisinde ya da ailesinde ruhsal rahatsızlık öyküsü varsa, eşlik eden duygu ve düşünce belirtileri varsa baş ağrısının bir psikiyatrik hastalıkla ilgili olma ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır.

Gerilim tipi baş ağrısı (tension headache)

Gerilim tipi baş ağrısı en sık karşılaşılan baş ağrısı türüdür. Migren ağrısına göre daha düşük şiddetlidir ancak daha uzun sürer. Stres, kaygı, depresyon, yorgunluk gibi etkenlerle baş boyun bölgesindeki kaslarda kasılma olur ve bu da genellikle başın etrafında alından geçen bir çember biçiminde sıkışmaya benzer ağrıya sebep olur. Gerilim tipi baş ağrısı kadınlarda erkeklere göre daha sıktır ve herhangi bir yaşta görülebilir. Sıklıkla 30 dakika ila bir hafta arası sürer ve tekrarlayıcı bir ağrıdır. Başın her iki tarafında da hissedilir. Bazen bulantı eşlik etse de kusma olmaz. Ağrı ile birlikte ışığa ya da sese hassasiyet olabilir. Ancak hem ışığa hem de sese hassasiyet varsa bu daha çok migreni düşündürür. Genellikle bu ağrı rahatsız edicidir fakat migrenin aksine kişinin normal günlük aktivitelerini sürdürmesine engel olmaz. Gerilim tipi baş ağrıları genellikle altta yatan depresyon ve kaygı bozukluğunun tedavisi, gevşeme, sıcak duş, dinlenme, egzersiz ve masaj ile ortadan kalkar. Ancak kimi zaman aynı kişide hem gerilim tipi baş ağrısı hem de migren bulunabilmektedir. Bu durumlarda ilaç tedavisi başlanması uygun olacaktır.

Gerilim tipi baş ağrısı da ikiye ayrılır ; 1.si ve daha sık görüleni Epizodik gerilim tipi baş ağrısıdır.

Epizodik Gerilim Tipi Baş Ağrısı

A. B ve D şıklarındaki özellikleri tamamlayan en az 10 ağrı atağının olması ve ağrılı günlerinin toplamının bir ayda 1 yada daha fazla, fakat 15 günden az olması veya bir yılda 15 yada fazla fakat 180 günden az olması. B. Baş ağrısı ataklarının yarım saat ile 7 gün arasında sürmesi C. Aşağıdaki ağrı özelliklerinden en az ikisinin varlığı; 1. Bilateral lokalizasyonlu 2. Basınç-sıkışma-ağırlık tarzında künt(zonklayıcı değil) karakterde 3. Hafif veya orta şiddette 4. Yürüme gibi günlük aktivitelerle artmayan ağrı. D. Aşağıdakilerden ikisinin varlığı 1. Ağrıya bulantı ve kusmanın eşlik etmemesi(anoreksi olabilir) 2.Fotofobi veya fonofobiden birden fazlasının olmaması E. Altta yatan sistemik veya nörolojik bir bozukluğun olmaması.

Gerilim tip baş ağrısı tedavisi

Gerilim tip baş ağrısı yaşayanlarda stres ve strese yatkınlık dikkat çekici özelliktir. Ayrıca hastaların tümünde boyun omurga yapısında düzleşme tespit edilmektedir. Ancak bu iki özellik gerilim tip baş ağrısının nedeni değildir. Stres ağrıyı arttırır, boyun kaslarındaki spazm ise düzleşmeye neden olur.

Klasik tedavide kas gevşeticiler yanı sıra antidepresanlar kullanılmaktadır. Antidepresanlar stres faktörünü kısmi azaltmaktadır. Yeterince etkili olamaması ve ilacın kullanıldığı sürece etkili olması tedavide sıkıntı yaratmaktadır. Çünkü yaşamımızdaki stres ve kişilik özelliklerimiz kolay değişmemektedir. Gerilim baş ağrısı da hayatımız boyunca azalıp aratarak devam etmekte ve yaşam kalitemizi bozmaktadır.

Gökmen Yaklaşımı’nda bu iki durum tespit edilir ama toplumda benzer özelliği olmasına rağmen gerilim baş ağrısı olmayan kişilerde göz önünde bulundurularak diğer nedenler araştırılır.

Öncelikle boyun-ense bölgesi kas spazmını arttıran bozucu alanlar tespit edilmelidir. Bu bölge bozucu alanları nöral terapi yaklaşımı ile düzeltilir. Hastaların büyük bir bölümünde temporomandibular eklemle (çene eklemi) ilişkili tedavi gerekliliği vardır. Ülkemizde bu alanda uzman hekim sayısı neredeyse nöral terapi uzmanı kadar çok azdır. Doğru bir bruksizm (diş sıkma) ve eklem tedavisi protez ve gnatoloji uzmanınca nöral terapiye ek olarak yapılırsa gerilim tip baş ağrısında çok iyi sonuçlar alınabilir.

Küme baş ağrısı (Cluster headache)

Klasik küme baş ağrısı genç erkek hastalığı olarak bilinir. Çoğunlukla 20 yaş civarı başlar. Yılın belli döneminde ataklar halinde gelir. Mevsim geçişlerini tercih eden bu dönemler 15-45 gün kadar sürer. Bu dönemde genellikle hemen her gün 30 dakika kadar süren ataklar olur. Genelde her gün aynı saatlerde tekrarlayan 1 atak olurken 8 atağa kadar çıkabilir. Ataklar dönemi bitince uzun aylar sessizlik olur. Küme baş ağrısındaki ağrı için yeryüzündeki en şiddetli ağrı olduğu söylenebilir. Sürekli şakağıma bıçak saplıyorlar, gözüm oyuluyor, demir sokuluyor benzeri tanımlamalar yapılmaktadır. Ağrının şiddeti o kadar fazladır ki hasta başını duvarlara vurur, cinnet geçirebilir, kendini öldürebilir. Bundan dolayı intihar ettiren baş ağrısı “Suicidal headache” olarak da adlandırılmaktadır. Ağrı hızlı başlayıp hızlı biter. Tek taraflı göz çevresi ve şakakta yoğundur. Ağrıyla aynı tarafta göz kızarır, yaşarır, şişer, göz kapağı düşebilir. Ağrının olduğu taraf burun deliği tıkanır. Ağrının olduğu bölge çok hassaslaşır, açık yaraya dokunulmuş ya da çürümüş gibi acıyabilir. Bulantı, kusma nadir görülür. Terleme hemen hepsinde vardır. Çoğunlukla göğüsten yukarısı su dökülmüş gibi terler. Sadece ağrılı yüz yarısı da terleyebilir. Sıcak basması, sıkıntı hissi, çarpıntı, kalpte sıkışma, kan basıncının çok yükselmesi de olabilir. Hasta çok huzursuzdur. Yatamaz, yerinde duramaz, bağırır, ağlar, sürekli dolanır. Pencereyi açarlar, kafalarını dışarıya çıkarırlar. Bazıları ellerinde buz petleri ile başına bastırır. Bazıları ise neredeyse yakacak derecede sıcak suya kafalarını tutar. Küme baş ağrısı çoğunlukla migren ile karıştırılmaktadır. Dönemsel oluşu, günün belli saatlerini seçmesi, kendi içinde bir ritminin olması ile migrenden ayrılabilir.

Küme baş ağrısı tanı kriterleri (IHS 2004)

A. B ve D’dekilere tam olarak uyan en az 5 atak B. Tedavisiz olarak 15-180 dakika süren şddetli veya çok şiddetli tek taraflı orbital, supraorbital ve/veya temporal ağrı C. Baş ağrısına, aşağıdakilerden en azından biri eşlik etmelidir: 1.İpsilateral (Vücudun aynı tarafında) konjunktival (göz ile göz kapaklarını birleştiren zar ) kızarıklık ,kanlanma ve/veya göz yaşarması. 2.İpsilateral burun tıkanıklığı ve/veya akıntısı 3.İpsilateral gözde ödem 4.İpsilateral alın ve yüzde terleme 5.İpsilateral miyozis ve/veya ptozis 6.Huzursuzluk ve ajitasyon hali D. Atakların sıklığı gün aşırı 1’den, bir günde 8’e değişebilir. E. Bu bulguların başka sistemik veya nörolojik bir hastalığa bağlı olmamalı.

Küme tipi baş ağrıları tedavisi

Küme baş ağrıları sadece diş-çene kompleksine bağlı gelişen baş ağrılarıdır. Diş-çene kompleksinde ağrıyı tetikleyen unsurların ilgili olanları düzeltilir. Diş-çene kompleksindeki bozucu alanları ortadan kaldırmak bazen çok kolay bazen zorlayıcı olabilir. Ama tedavi aşamaları değişmez.

Öncelikle ağrının kaynaklandığı bölge tespit edilir. Sonra tüm dişler -saati böler gibi- dört kadrana ayrılarak sadece seçilen bir kadranda çalışılır. İki taraflı küme baş ağrısı ya da tedavi sırasında kadran değiştirenlere nadiren rastlanır. Kadranı belirleyince elimizde uğraşılacak 7 ya da yirmi yaş dişi duruyorsa 8 diş vardır.

Bu dişlerin tedavisinde üç aşama vardır.

Enfeksiyon odaklarının temizlenmesi Gerekli diş çekimleri Yük dağılımının dengelenmesi Bu tedaviler bir ekiple yapılır. Tedaviyi yöneten hekim (nörolog, ağrı uzmanı ya da aile hekimi) bozucu alan yaklaşımı ve diş-çene kompleksine dair bilgiye sahip olmalıdır. Ekibin diğer hekimleri diş hekimliği alanındaki uzmanlardan (Endodontist, Restoratif tedavi uzmanı, Periodontolog, Gnatoloji ve Protez Uzmanı, Çene cerrahisi uzmanı) oluşmalıdır.

SIKÇA SORULAN SORULAR :

*Başımız sık sık ağrıyorsa ne tip önlemler alabiliriz?

1- Sağlık koşullarınızı geliştirin.

Yapmanız gereken ilk şey ikincil baş ağrınız olmadığından emin olmaktır. Bu, diğer sağlık problemlerinizin yan etkisi olan baş ağrısıdır. Bunu belirlemek baş ağrınızın nedeninin ne olduğunu anlamak için size yardımcı olur; fakat baş ağrınızı tetikleyici faktörleri tanımlayabilmek uzun zamanınızı alabilir. Baş ağrınızın başlangıcından 48 saat önce ne yediğinizi ve neler yaptığınızı ve adet döngünüzü kontrol edebilmenizi sağlayacak tarihi ve saati olan bir günlük tutun.

-Düzenli ve mutlu bir yaşantı : Kişi mutlak çevresi ve iş hayatında karşılaştığı zorluklardan elbette önce kendi deneyimleri, sonra bunların yeterli olmaması durumunda çevresinden destek alma yoluna başvurur. Burada psikolog rolünü oynamak istemezdim ama doğru arkadaş seçimi ile oluşmuş yakın çevremizin her türlü sıkıntı halimizde bir kez yalnız olmadığınızı söylemesi ve sizin için gerçek anlamda çabalaması dahi sizi mutlu etmeye ve olası sorunlarınızdan biraz olsun uzaklaşmanızı hatta onları zamanla unutmanızı sağlar.

-Düzenli bir uyku ; sağlıklı bir uyku : Düzenli uykudan kastettiğimiz her akşam belirli bir saatte yatıp yine sabah belirli bir saatte uyanmak değildir. Bu uyku düzenimizi sağlıklı bir şekilde geçirmemiz en önemlisidir. Yani kişinin belirli bir horlama , solunum durması (solunum apnesi ) gibi rahatsızlıkları varsa sabah baş ağrısı ile uyanabilir. Dolayısıyla önce bu sorunlarından tedavilerle kurtulup kaliteli uykuya sahip olmamız gerekir.

-Temiz havası bol ortamda bulunmak : Beynin de diğer bütün organlar gibi oksijen ve gıdalarla beslendiğini düşünerek ; çevre kirliliği hafızanın zayıflamasına yol açıyor yani temiz hava beyin sağlığı için ilk şart diyebiliriz. Oksijeni bol olan hava temiz havadır. Sağlıklı olabilmek için her fırsatta, açık havada gezmeliyiz. Temiz hava, vücudumuza canlılık verir. Kapalı yerde uzun süre oturduğumuzda başımız ağrır, vücudumuzda bir halsizlik hissederiz.

2- Boynunuzu güçlendirin. Zayıf boyun kasları sırtınızın üst tarafında alt boynunuza ve daha sonra üst boynunuza ilerleyen bir ağrıya neden olabilir. Zayıf kaslar bilgisayarın karşısında çok fazla zaman geçirmekten ve bayanların uzun süre örgü örmesinden dolayı oluşabilir. Trapez kaslarındaki zayıflık sırtınızın üst tarafında acıya neden olabilir. Bu bölgeyi güçlendirmek ağrıyı %80 azaltabilir.

3. Bu ağrıyı terleyerek atmaya çalışın. Düzenli spor yapmak ; sırt, bel ve boyun ağrılarını önler ve azaltır. Maksimum oksijen kapasitenizi arttırır dolayısıyla baş ağrısına geçişi yavaşlatır. Streslerden korunmaya ve kurtulmaya yardımcı olur.Vücudun üst solunum yolları enfeksiyonuna karşı direncini artırır dolayısıyla her hangi bi hastalığa bağlı olarak oluşacak baş ağrısını engeller.Yürümek, yüzmek ve bisiklete binmek yalnızca kalp sağlığınız için değil; belinizin inceliği ve cinsel çekiciliğiniz için de yararlıdır. Düzenli aerobik egzersizleri demek daha az baş ağrısı demektir. Çünkü egzersiz stresi azaltmaya, sizi rahatlatmaya ve ağrı kesici endorfinlerin derecesini arttırmaya yardımcı olur. Aynı şekilde, yoga, germe egzersizleri ve meditasyon da gerginliği azaltır ve bu yüzden baş ağrısına neden olan kimyasal durumları da rahatlatır.

4. Gıda takviyelerini deneyin. Bazı vitaminler, minareler ve diğer besin destek ürünleri baş ağrısını önlemeye yardımcı olabilir. Bu gıda takviyelerinin arasında B2 vitamini (sabahları 400 miligram riboflavin), koenzim Q10 (günde üç kez 200 miligram) ve magnezyum sülfat (günde iki kez 200 ile 400 miligram; en azından seyrek olarak büyük tuvalete çıkıyorsanız) vardır. Bu gıda takviyelerinin verimliliği konusunda genel bir karara varılamamıştır; fakat kronik problemleriniz varsa denemeye değer. Bunu denemek 6 haftanızı alacaktır.

5. Basınç noktalarına dokunun. Evet, parmaklarınızın sizi rahatlatmasına izin verin. Asya’da 2000 yıl önce geliştirilen akupresür, parmaklarınız vücudunuzdaki kaslarla ilgili stresi rahatlatan noktalara basınç yaptığında işe yarar. ‘Shiatsu (bir tür Japon masajı)’ masajını yaptırın ya da bir dahaki sefere başınız ağrıdığında şimdi size vereceğimiz adımları izleyerek bu masajı kendiniz yapın. Fakat hamileyseniz bu masajı yapmayın!

– Şakak kemiği kasınızın ortası: Bu, şakak bölgesinin tam ortasında bulunmaktadır. Bu bölgeyi başparmağınız ile orta parmağınızı birbirine yakın şekilde tutarak kas alanında yumuşamayı hissedene dek ovun. Eğer bu noktayı saptamakta zorluk çekerseniz parmaklarınızı şakaklarınıza yerleştirin ve sonra azı dişlerinizi birkaç kez sıkın. Şakak kaslarının ortasındaki ana kasın çıkıp indiğini hissedeceksiniz.

– Kulaklarınızın arkası: Kafanızın arka tarafındaki, kulaklarının arkasındaki kemiğin hemen önündeki kafatası noktalarını saptayın ve baş parmaklarınızla 2 dakika kadar dairesel basınç uygulayın.

– Gözlerinizin arası: Burnunuzun hemen üzerindeki dokuyu orta parmağınızı bir gözünüze başparmağınızı da diğerine yakın bir şekilde yerleştirerek sıkın. Yavaşça yukarıya doğru ittirin, böylece kaşlarınızın kenarlarında basıncı hissedeceksiniz.

– El dokusu: Başparmağınızı ve işaret parmağınızı kullanarak diğer elinizin baş parmağı ile işaret parmağı arasındaki yumuşak dokuyu sıkıştırın ve basınç uygulayın.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
Google Haberler - Gündem Haberleri